Bir Akrep’le yolların kötü ayrıldıysa onu “Eh, anlaşamadık işte” diye hatırlama ihtimalin pek yüksek değildir.
Ya çok sevmişsindir ya çok sinir olmuşsundur. Aradan zaman geçer, başka insanlar gelir gider ama onun söylediği bir cümle hâlâ aklındadır. Belki tartışırken suratına söylediği bir şey. Belki senin bile kendine itiraf etmediğin bir noktayı bulup çıkarması. Belki de hiçbir şey söylemeden öyle bir bakmıştır ki iki gün ne demek istediğini düşünmüşsündür.
Akrep burcu neden kötü bir iz bırakıyor diye sorulduğunda benim aklıma ilk gelen şey tam olarak bu. Akrep çoğu zaman ilişkilerden sessizce geçip gitmiyor.
İyi geçtiğinde de kötü geçtiğinde de bir şey bırakıyor.
Sorun şu ki kötü olan biraz daha uzun hatırlanıyor.
Akrep İnsanların Sinir Uçlarını Nasıl Bu Kadar Kolay Buluyor?
Bazı insanlarla kavga ettiğinde konu dağılır gider. Akrep’le kavga ettiğinde üç yıl önce söylediğin bir cümle karşına delil olarak çıkabilir.
Çünkü Akrep’in insan ilişkilerinde yüzeyle fazla işi yoktur. Birisi “İyiyim” dediğinde gerçekten iyi olup olmadığıyla ilgilenebilir. Söylenen kadar söylenmeyene de dikkat eder. Birinin hangi konuda gerildiğini, nerede savunmaya geçtiğini, neyi anlatırken gözünü kaçırdığını aklının bir köşesine koyabilir.
Bu çok güzel bir özellik de olabilir.
Gerçekten dinlendiğini hissettirir. İnsanların kolay kolay anlatmadığı şeyleri anlatmasına alan açabilir.
Ama aynı dikkat bir tartışmanın içine girdiğinde iş değişiyor.
Çünkü seni nereden yaralayacağını bilen birinin kızgınken ağzından çıkan cümle, herhangi bir insanın söylediği cümleye benzemez.
Akrep’in kötü hatırlanmasına en çok şu davranışlar katkıda bulunabilir:
Kırıldığında kolay kolay unutmaması
İnsanların zayıf noktalarını fazla iyi fark etmesi
Güveni bozulduğunda bir anda duvar örmesi
Kıskançlığını kontrol isteğine dönüştürmesi
Açıkça konuşmak yerine bazen karşı tarafı gözlemlemeyi seçmesi
Bütün bunların üstüne bir de “Ben hiçbir şey yapmadım” bakışı eklenirse geçmiş olsun.
Akrep Neden Unutmuyor?
Burada Akrep’e yapılan klasik suçlama geliyor. Kin tutuyor.
Bazen gerçekten tutuyor.
Ama mesele yalnızca “Bana bunu yaptı, ben de günü gelince hesabını sorarım” kadar basit değil. Akrep için güven, ilişkilerin süsü değil temeli gibi çalışıyor. Birini kendine yaklaştırdıysa onunla arasında görünmeyen bir anlaşma yaptığını düşünüyor.
Ben sana buramı gösterdim. Sen de bunu bana karşı kullanma.
O anlaşma bozulduğunda yaşadığı şey yalnızca öfke olmuyor. Biraz aptal yerine konmuşluk, biraz hayal kırıklığı, biraz da “Ben bunu nasıl göremedim?” kızgınlığı karışıyor işin içine.
Ve Akrep’in en sert tarafı belki de tam burada çıkıyor.
Kendini korumaya karar verdiğinde kapıyı yavaşça kapatmıyor. Bazen kilidi değiştiriyor.
İnsanlar da yıllar sonra Akrep’i anlatırken o son hâlini hatırlıyor. Başlangıçta saatlerce dinleyen, yanında duran, sır saklayan insanı değil, ilişkinin sonunda buz gibi olan kişiyi.
Belki kötü izin bir kısmı buradan geliyor.
Son sahnenin çok güçlü olmasından.
Gizemli Olmak Bir Yere Kadar Çekici
Akrep burcu neden gizemli diye çok konuşulur. Çünkü Akrep genellikle karşısındaki hakkında bilgi toplamaya, kendisi hakkında bilgi vermekten daha hevesli görünebilir.
Sen on dakikadır çocukluğunu anlatıyorsundur.
Bir anda fark edersin.
“Ben sana niye bunların hepsini anlattım?”
Onun hakkında ise hâlâ doğru düzgün bir şey bilmiyorsun.
Başlarda bu çekici gelebilir. İnsan çözemediği şeyi merak ediyor. Biraz mesafe, biraz kapalılık, biraz “Bunun kafasında ne dönüyor?” hissi.
Fakat yakınlık arttıkça aynı davranış yorucu hâle gelebilir.
Çünkü insan sürekli sınava giriyormuş gibi hissetmek istemiyor.
Akrep’in ilişkilerde özellikle dikkat etmesi gereken birkaç nokta var:
Karşısındakini sürekli test etmemek
Şüpheyi kanıt gibi görmemek
Kıskançlığı sevginin ölçüsü sanmamak
Kırıldığında cezalandırmak yerine konuşmak
Güçlü görünmek uğruna duygusunu saklamamak
Her şeyi sezmek zorunda değilsin. Karşındaki de her saniye kendini ispatlamak zorunda değil.
Bazı ilişkiler sorgu odasında değil, salonda çay içerken daha güzel gelişiyor.
Kötü İz mi Bırakıyor, Yoksa Güçlü İz mi?
Belki başlığı biraz burada sorgulamak gerekiyor.
Akrep gerçekten insanların aklında hep kötü bir iz mi bırakıyor?
Bence hayır.
Ama silik bir iz bırakmadığı doğru olabilir.
Çünkü Akrep’in sevme biçiminde de kızma biçiminde de bir yoğunluk var. Birini hayatına aldıysa yarım ağızla ilgilenmeyebilir. Koruyabilir, yanında kalabilir, başkasının görmediğini görebilir. Aynı yoğunluk yanlış yere gittiğinde ise sahiplenmeye, kontrol etmeye, susarak cezalandırmaya veya yıllarca unutamamaya dönüşebilir.
İyi tarafıyla kötü tarafının aynı kökten çıkması biraz ilginç.
Çok önemsediği için kolay kolay geçemiyor belki.
Çok dikkat ettiği için unutamıyor.
Çok derine indiği için orada bulduğu şeyleri de yanında taşıyor.
Fakat insan ilişkilerinin tuhaf tarafı şu. Her şeyi hatırlamak her zaman bilgelik değil.
Bazen birini gerçekten geride bırakmak, ne yaptığını unutmaktan değil, artık o hikâyeyi yanında taşımamaktan geçiyor.
Akrep’in en zor öğrendiği şeylerden biri belki de bu olabilir.
Her kapanmamış hesabın tahsil edilmesi gerekmiyor.
Bazılarının defterini kapatmak, haklı çıkmaktan çok daha büyük bir güç göstergesi.
