Bazı insanlar üzülünce anlatır.
Bazıları sinirlenince kapıyı çarpar.
Bazılarıysa yüzüne bakıp gayet sakin bir şekilde “Yok bir şey” der.
Ve gerçekten hiçbir şey yokmuş gibi davranır.
İşte tehlikeli kısım burada başlıyor.
Çünkü dışarıdan son derece sakin görünen birinin kafasının içinde o sırada üç ayrı konuşma, iki kırgınlık, bir hayal kırıklığı ve dün gece saat 02.14'te söylediğin o cümle dönüyor olabilir.
Bazı burçlar duygularını yaşamıyor değil. Sadece herkesin önünde yaşamayı sevmiyor.
Hatta bazen onları tanımayan biri “Bu insanın umurunda değil galiba” bile diyebilir.
Halbuki içeriye bir girsek ortalık pek sakin değil.
Peki dışarıdan soğuk görünmesine rağmen içinde her şeyi fazlasıyla yaşayan burçlar hangileri?
Oğlak: “Sorun Yok” Derken Gayet Sorun Olabilir
Oğlak duygusal bir şey yaşadığında hemen herkesin karşısına geçip anlatmaya başlamaz.
Önce kendi içinde çözmeye çalışır.
Kırıldı mı?
Biraz düşünür.
Üzüldü mü?
İşine döner.
Birine kızdı mı?
Yapılacaklar listesine bir madde daha ekler.
Oğlak'ın duygularla baş etme yöntemlerinden biri hayatına normalmiş gibi devam etmektir.
Bu yüzden onu dışarıdan izleyen biri hiçbir şey anlamayabilir.
Ama Oğlak bazı cümleleri unutmaz.
Özellikle değer verdiği birinden geldiyse.
Sana o anda tepki vermemiş olması, içinden hiçbir şey geçmediği anlamına gelmez.
Bazen yalnızca ne hissettiğini kendisi anlamadan sana anlatmak istemiyordur.
Akrep: Susuyorsa Gerçekten Hiçbir Şey Hissetmiyor Sanma
Akrep'in sessizliği biraz başka.
Çünkü Akrep duyguları hafif yaşayan burçlardan biri değildir ama bunu herkesin bilmesini de istemez.
Kırıldığında ilk tepkisi bazen bağırmak değil, geri çekilmektir.
Seni izler.
Ne yaptığını anlamaya çalışır.
Bir şeyin kasıtlı mı olduğunu, yoksa kendisinin mi fazla anlam yüklediğini düşünür.
Ve bütün bunları yaparken dışarıdan oldukça sakin görünebilir.
Akrep'in yüzü susarken kafası bütün gece konuşuyor olabilir.
Bir de güven meselesi varsa iş biraz daha derinleşir.
Çünkü Akrep için kırılmak yalnızca üzülmek değildir. Bazen “Ben sana neden bu kadar güvendim?” sorusunu da beraberinde getirir.
İşte o noktada dışarıdaki sakinlikle içerideki fırtına arasındaki mesafe bayağı açılır.
Kova: Duyguyu Önce Kafasında Çözmeye Çalışır
Kova'nın en yanlış anlaşılan taraflarından biri bu olabilir.
Dışarıdan soğuk.
Mesafeli.
Hatta bazen biraz umursamaz.
Ama çoğu zaman olay o kadar basit değil.
Kova bir şey hissettiğinde önce “Ben neden böyle hissediyorum?” diye düşünmeye başlayabilir.
Yani duyguyu direkt yaşamak yerine önce analiz eder.
Bir şey canını acıtmıştır ama kendisi hâlâ bunun mantığını çözmeye çalışıyordur.
Kova'nın hissetmediğini düşündüğün anda aslında hissettiklerini anlamlandırmaya çalışıyor olabilir.
Bu yüzden duygusal anlarda biraz uzaklaşması şaşırtıcı değildir.
Ama sonra hiç beklemediğin bir anda haftalar önce yaşanan bir şeyi açabilir.
Sen çoktan unutmuşsundur.
Kova unutmamıştır.
Sadece dosyayı biraz geç açmıştır.
Başak: Her Şeyi İçinden Tekrar Tekrar Geçirir
Başak dışarıdan oldukça kontrollü görünebilir.
Ama kafasının içini duysak muhtemelen biraz yorulurduk.
Çünkü Başak bir olay yaşadığında yalnızca ne olduğunu düşünmez.
Nasıl olduğunu düşünür.
Neden olduğunu düşünür.
Kendisinin yanlış yaptığı bir şey var mı diye düşünür.
Karşı tarafın söylediği cümlede başka bir anlam var mı diye düşünür.
Sonra ilk düşüncesini tekrar düşünür.
Başak'ın dışarıdan sakin görünmesi, içinin de sakin olduğu anlamına gelmez.
Özellikle önem verdiği biriyle arasında bir problem varsa gün içinde normal hayatına devam ederken kafasının bir köşesinde konu dönmeye devam edebilir.
Bazen konuşmamasının sebebi de budur.
Yanlış bir şey söylememek için önce kendi içinde her şeyi yerine oturtmak ister.
Boğa: Çok Sabreder, Sonra Bir Anda Kapıyı Kapatabilir
Boğa genellikle her şeye anında tepki vermez.
Biraz bekler.
Bir kez görmezden gelir.
Bir kez daha şans verir.
“Belki ben yanlış anladım” der.
Ama her şeyi bir yere kaydeder.
İşte Boğa'nın dışarıdan sakin görünmesinin tehlikeli tarafı biraz burada.
Sen problemin geçtiğini sanarken Boğa yalnızca sabrediyor olabilir.
Ve sabır ile unutmak aynı şey değildir.
Bir noktadan sonra içinde biriktirdiği şeyler fazla gelirse çok net bir karar verebilir.
Üstelik o karar sana ani görünür.
Boğa içinse hiç ani değildir.
O noktaya gelene kadar zaten defalarca düşünmüştür.
Yengeç: Gülümsüyor Olması Kırılmadığı Anlamına Gelmez
Yengeç duygusal bir burç olarak bilinir ama her Yengeç duygusunu açık açık göstermiyor.
Özellikle kendini güvende hissetmediğinde.
Bir ortamda gayet normal davranabilir.
Şakalaşabilir.
Sohbete devam edebilir.
Ama eve gidince o gün söylenen tek bir cümleyi tekrar tekrar düşünebilir.
Yengeç'in en derin kırgınlıkları bazen kimsenin görmediği yerde yaşanır.
Çünkü değer verdiği insanlardan gelen şeyleri daha kişisel algılamaya yatkın olabilir.
Ve “Bunu ondan hiç beklemezdim” cümlesi Yengeç'in iç dünyasında küçük bir deprem yaratabilir.
Dışarıdan?
Gayet sakin.
İçeride?
Pek sayılmaz.
Soğuk Görünen Her İnsan Gerçekten Soğuk Değildir
Birinin duygularını göstermemesi, duygusuz olduğu anlamına gelmiyor.
Bazı insanlar ağlayarak rahatlıyor.
Bazıları anlatarak.
Bazılarıysa yalnız kalıp kendi içinde çözmeden kimseye tek kelime etmek istemiyor.
Astroloji burada yalnızca küçük ipuçları verebilir. Ay burcu, yükselen, kişinin hayat tecrübeleri ve karakteri bu davranışları fazlasıyla değiştirir.
Ama yine de şunu unutmamak lazım:
En sessiz insan bazen odadaki en fazla şeyi hisseden kişi olabilir.
O yüzden biri “İyiyim” dediğinde gerçekten iyi olabilir.
Ya da eve gidip duşta üç yıl önceki tartışmayı yeniden kazanıyor olabilir.
İnsan kalbi biraz tuhaf.
Dışarıdan bakınca pek belli olmuyor.
