Kova’yla çok güzel bir akşam geçirmişsin. Saatlerce konuşmuşsunuz. Sana hayatından bir şeyler anlatmış, birlikte gülmüşsünüz, hatta eve dönerken “Galiba gerçekten yakınlaşıyoruz” diye düşünmüşsün.
Ertesi gün mesajlar kısa.
Sonraki gün kendi dünyasında.
Sen de doğal olarak önce telefonu kontrol ediyorsun, sonra dün söylediğin cümleleri. Acaba bir yerde yanlış bir şey mi söyledim?
Belki hiçbir şey söylemedin.
Kova burcu neden insanları kendinden uzak tutuyor sorusunun en kafa karıştırıcı tarafı zaten burada. Kova bir insanı sevmediği için değil, bazen fazla yakınlaştığını hissettiği için de geri çekilebilir.
İnsan ilişkilerinde biraz tuhaf bir çelişkisi var. Bağ kurmak istiyor ama bağın kendisini tanımlamasını istemiyor.
Yakınlık Güzel, Ama Bir Yere Kadar
Kova’nın insan sevmediği söylenir bazen. Bana pek doğru gelmiyor.
Aksine insanlarla konuşmayı, fikir alışverişini, farklı karakterleri tanımayı sevebilir. Kalabalık bir arkadaş çevresi olabilir. Saatlerce dünyanın gidişatını, ilişkileri, teknolojiyi, saçma bir komplo teorisini ya da kimsenin o anda konuşmak istemediği çok garip bir konuyu tartışabilir.
Sonra konu doğrudan ona gelir.
“Peki sen ne hissediyorsun?”
Bir dakika.
Orası biraz daha karışık.
Çünkü düşüncesini paylaşmakla duygusunu teslim etmek aynı şey değil. Kova zihnini sana açabilir ama kalbinin en savunmasız tarafını biraz daha geride tutabilir.
Onu mesafeli gösteren davranışlar çoğu zaman burada belirginleşir:
Çok yakın bir konuşmanın ardından kendi alanına çekilmesi
Duygusal bir konuda hemen mantık aramaya başlaması
Sürekli haberleşme beklentisinden rahatsız olması
Fazla sahiplenildiğini hissettiğinde uzaklaşması
Kendisi hakkında bazı şeyleri uzun süre saklı tutması
Karşı taraftan bakınca bunun adı çok kolay konuyor.
“Soğuk.”
Kova’nın tarafından bakınca ise adı bazen yalnızca “biraz nefes almak”.
Duyguyu Yaşamak Yerine Önce Anlamaya Çalışıyor
Kova’nın başına tatsız bir şey geldiğini düşün.
Sen onun üzülmesini, kızmasını, belki biraz söylenmesini bekliyorsun. O ise olayın neden olduğunu analiz ediyor.
“Bunun aslında şöyle bir sebebi olabilir.”
Canım, olabilir de önce bir üzülsen mi?
İnsan bazen yanında çözüm istemiyor. Birinin olup biteni akademik konferansa çevirmeden “Bu gerçekten kötü olmuş” demesini istiyor.
Kova için duyguyu zihinden geçirmek güvenli bir yol olabilir. Çünkü bir şeyi analiz edebildiğinde ona biraz mesafe koyarsın. Kontrol sende kalır.
Fakat karşısındaki insan aynı yöntemi kullanmıyorsa problem başlıyor.
Sen ona derdini anlatıyorsun. O çözüm üretiyor.
Sen yakınlık arıyorsun. O mantık sunuyor.
Sen “Beni anla” diyorsun. O “Ama objektif bakarsak” diye cümleye başlıyor.
İşte Kova burcu neden soğuk diye düşünülmesinin nedenlerinden biri bu olabilir. Duygusu olmadığı için değil, duygunun içinde kalmak yerine ondan birkaç adım geriye çekilmeyi sevdiği için.
Bazen dürbünle bakınca her şey çok net görünüyor.
Ama sarılmak için dürbünü bırakıp yanına gitmek gerekiyor.
Bir İnsan Ona Fazla Yaklaştığında Ne Değişiyor?
Kova’nın sevdiğim ama insanı gerçekten çileden çıkarabilecek bir tarafı var.
Kendi olabilmek onun için çok önemli.
Bu kulağa son derece sağlıklı geliyor. Zaten öyle de. Fakat bazen bağımsızlık isteği öyle büyüyor ki normal ilişki ihtiyaçları bile özgürlüğüne müdahale gibi hissedilebiliyor.
“Neredesin?” sorusu hesap sormak değildir her zaman.
“Bu akşam görüşelim mi?” cümlesi de hayatını ele geçirme planı sayılmaz.
Ama kendisini fazla sıkıştırılmış hisseden bir Kova bunları başka türlü okuyabilir.
Özellikle şu durumlarda mesafe ihtiyacı artabilir:
Her boş zamanının birlikte geçirilmesi beklendiğinde
Sürekli ne hissettiğini açıklaması istendiğinde
Arkadaşlıkları veya yalnız kalma ihtiyacı sorgulandığında
Kıskançlık sevginin kanıtı gibi sunulduğunda
İlişkinin içinde bireyselliğini kaybettiğini düşündüğünde
Buraya kadar Kova’yı anlamak mümkün.
Fakat bir noktayı da onun anlaması gerekiyor.
Yakınlık, özgürlüğün düşmanı değil.
Birinin seni merak etmesi seni hapsetmeye çalıştığı anlamına gelmez. Bir ilişkide karşındaki insana duygusal olarak görünür olmak da bağımsızlığından vazgeçmek değildir.
İnsan bazen kendisini korumaya çalışırken gerçekten istediği şeyi de kapının dışında bırakabiliyor.
Uzak Durdukça Daha Güvende mi?
Bence Kova meselesinin asıl ilginç tarafı burada.
İnsanlara biraz mesafeli durursan hayal kırıklığı ihtimali azalır. Kimse seni tam olarak tanımazsa seni tam olarak yaralaması da zorlaşır.
Gayet kullanışlı bir sistem.
Bir tek küçük problemi var.
Seni sevmeleri de zorlaşıyor.
Çünkü gerçek yakınlık biraz riskli bir şey. Yanlış anlaşılma ihtimali var. Fazla bağlanma ihtimali var. Özleme, kırılma, hayal kırıklığına uğrama ihtimali var.
Bütün bunları ortadan kaldırmanın yolu insanları uzakta tutmak olabilir.
Ama o zaman yakınlığı da ortadan kaldırıyorsun.
Kova’nın bazen öğrenmesi gereken şey belki de duvarlarını tamamen yıkmak değil. Zaten kimsenin bunu yapması gerekmiyor.
Arada kapıyı açmak yeterli.
Seni seven insan sürekli içeri girmeye çalıştığında onu biraz daha uzağa itmek yerine, neden yaklaştığını görmek.
Çünkü insanı özgür yapan şey hayatında kimsenin olmaması değil.
Bazen birinin yanında dururken de kendin olarak kalabildiğini bilmek.
