Bir Oğlak’la yeni tanıştığında bazen sohbet değil, iş görüşmesi yapıyormuşsun gibi hissedebilirsin.
Sen sıcak sıcak hayatından bahsediyorsundur. O dinler, gerektiği yerde cevap verir, hatta gayet naziktir. Ama konuşmanın sonunda sen onun hakkında hâlâ pek bir şey bilmiyorsundur.
Eve giderken de aklından şu geçebilir.
“Beni sevmedi galiba.”
Belki de gayet sevdi.
Oğlak burcu neden soğuk görünüyor sorusunun cevabı biraz burada başlıyor. Oğlak, yakınlığı ilk dakikada dağıtılan ücretsiz bir şey gibi görmez. Kime ne kadar açılacağını ölçer, insanları izler, söylediklerinden çok yaptıklarına bakar.
Ve bütün bunları yaparken suratında “Seni değerlendiriyorum” yazmasa da bazen tam olarak öyle görünür.
Samimiyet Oğlak İçin Hızlı Açılan Bir Kapı Değil
Bazı insanlarla tanıştıktan yarım saat sonra çocukluk travmalarınızı konuşabilirsiniz.
Oğlak o masada su içer.
Çünkü onun için yakınlık çoğu zaman zamanla oluşan bir şeydir. Birini sevmesi mümkün, güvenmesi ise başka mesele. Karşısındaki insanın tutarlı olup olmadığını, verdiği sözü tutup tutmadığını ve zor bir anda nasıl davrandığını görmek ister.
Burada biraz haksızlığa uğradığını da düşünüyorum.
Çünkü toplum olarak sıcaklığı çok hızlı ölçüyoruz. Çok konuşan sıcak, hemen sarılan samimi, özel hayatını anlatan içten kabul ediliyor. Sessiz ve kontrollü biri ise birkaç dakika içinde “soğuk” damgasını yiyebiliyor.
Oğlak’ın mesafeli görünmesinde özellikle şunlar etkili olabilir:
Yeni tanıştığı insanlara hemen açılmaması
Duygusunu uzun uzun anlatmak yerine davranış göstermesi
Gereksiz samimiyetten hoşlanmaması
İnsanlara güvenmek için zaman istemesi
Kontrolünü kaybettiği görüntüsünden rahatsız olması
Son madde önemli.
Çünkü Oğlak bazen üzülmekten değil, üzülürken görülmekten daha çok rahatsız olur.
“Seni Seviyorum” Demek Yerine İşini Hallediyor
Oğlak’ın sevgi dili zaman zaman romantik filmlerin yapımcılarını hayal kırıklığına uğratabilir.
Sen uzun bir duygusal konuşma beklersin.
O senin bozulan bilgisayarını yaptırmıştır.
Hasta olmuşsundur. “Canım benim, çok üzüldüm” diye on mesaj atmak yerine eczaneye uğrayıp ihtiyacın olan şeyi getirir. Bir problemini anlatırsın. Ertesi gün problemin yarısını çözmüş olabilir.
Sonra sen hâlâ “Ama duygularını hiç göstermiyor” dersin.
O da içeriden muhtemelen “Daha ne yapayım?” diye düşünüyordur.
İşte Oğlak burcunun soğuk görünmesi bazen iki insanın sevgiyi farklı yerlerde aramasından kaynaklanıyor.
Oğlak için emek vermek ciddi bir sevgidir. Zaman ayırmak sevgidir. Zor durumda yanında kalmak sevgidir. Sana verdiği sözü tutmak sevgidir.
Ama burada bütün sorumluluğu karşı tarafa yükleyemeyiz.
İnsan sevildiğini yalnızca yapılan işlerden çıkarmak zorunda değil.
Bazen gerçekten söylemek gerekiyor.
Güçlü Görünmek Güzel de İnsan Nereye Kadar Taş Olabilir?
Oğlak’ta beni en çok düşündüren taraflardan biri bu.
Kendi yükünü kendi taşıma konusunda o kadar alışkanlık geliştirebilir ki bir süre sonra yardım istemeyi zayıflık gibi yaşamaya başlar.
Bir şey ters gider.
“Hallederim.”
Çok yorulmuştur.
“Geçer.”
Canı yanmıştır.
“Önemli değil.”
Sonra çevresindeki insanlar gerçekten önemli olmadığını düşünür.
İşin acı tarafı biraz burada.
Bir insan duvarlarını ne kadar sağlam örerse dışarıdaki insanların içeri girememesine şaşırması da o kadar anlamsız oluyor.
Oğlak’ın yakınlığı zorlaştırdığı bazı anlar var:
İhtiyacı olduğu hâlde yardım istemediğinde
Kırıldığını söylemeyip tamamen mesafe koyduğunda
Duygusal konuşmaları gereksiz bulduğunda
Her sorunu tek başına çözmeye çalıştığında
Sevgisini hissettirdiğini düşünüp karşı tarafın ihtiyacını hiç sormadığında
Güçlü olmak ile hiçbir şeye ihtiyaç duymamak aynı şey değil.
İkincisi zaten pek mümkün de değil.
Neden Bu Kadar Ulaşılmaz Görünüyor?
Çünkü Oğlak’ın bir tarafı hayatı ciddiye alıyor.
Herkes eğlenirken ertesi gün yapılacak işi düşünebilir. İnsanlar hevesle bir fikir ortaya attığında önce ne kadar gerçekçi olduğunu hesaplayabilir. Büyük laflardan çok, sonunda ne yapıldığıyla ilgilenir.
Bu özellikler iş hayatında güven verir.
Romantik bir akşam yemeğinde biraz daha tartışmalı olabilir.
“Hayal kuralım” dediğin insandan önce bütçe hesabı gelince insanın içindeki şiir hafif yaralanıyor.
Fakat Oğlak’ın sevgisinde güzel bir taraf da tam burada bulunuyor. Bir kere hayatında gerçekten yer açtıysa kolay kolay günübirlik davranmaz. Bugün çok yakın olup yarın seni unutması yerine, yavaş gelip uzun kalmaya daha yatkın görünür.
Sorun, o kapının önünde beklerken bazen insanın donması.
Belki de Oğlak’ın öğrenmesi gereken şey, güven oluşmadan bütün kapıları açmak değil.
Kapının arkasında birinin yaşadığını arada belli etmek.
Çünkü insanlar her sessizliğin altında sevgi olduğunu anlayamaz. Her mesafenin “Sana güvenmeye çalışıyorum” anlamına geldiğini de.
Bazen karşındaki insan senden büyük bir duygusal gösteri beklemiyor.
Yalnızca içeri girmesine izin verilip verilmediğini bilmek istiyor.
Ve bazen Oğlak’ın verebileceği en büyük güvence, her şeyi tek başına halletmek değil.
“Burada kalabilirsin” diyebilmek.
